İşyerinizde Derin Düşünmenin Üç Yolu

Kişisel Gelişim

Admin - 15 August 2019


Birçok HBR okuru, “knowledge work”ün temel ikilemini görebilir: İş ürünümüzün bir çok kısmının derin bir şekilde düşünmeyi gerektirdiği bir zamanda, fabrikada çalışma kurallarını kullanıyoruz. NeuroLeadership Group'un büyük bir sağlık firmasıyla iş birliği halinde yürüttüğü 6000 kişilik bir araştırma, katılımcılara en iyi nerede, ne zaman ve nasıl düşündükleri hakkında sorular sordu. Sadece %10'u bunun iş yerinde olduğunu söyledi. NeuroLeadership Enstitüsü'nde, derin düşünceyi çalışma alanına getirmenin yollarını arıyoruz. Daha spesifik olmak gerekirse, liderlerin nasıl düşündüğü, geliştiği ve gerçekleştirdiğini bize gösteren beyin bilimi alanında araştırma yapıyoruz ve son zamanlarda bilinçaltı aklın rolü üzerine çalışıyoruz. Araştırmalarla desteklenen ve umut vaat eden, daha derin düşünmenize yardımcı olacak 3 teknik belirledik:

Dikkatinizi Dağıtın

Carnegie Mellon'da çalışan nöro-bilimadamı David Creswell bu konuda yardımcı olabilir. Son araştırmasında Creswell bilinçli aklın çözemeyeceği kadar büyük olan sorunlarla uğraşırken beyinde olanları gözlemliyor. Creswell'in oluşturduğu karar alma örneği, birçok istek ve ihtiyaca bağlı olarak hayali bir araba satın almayı içeriyor. Her araba 12 özellik ile tasvir ediliyor (örneğin deri iç döşeme ya da az benzin harcaması). Her katılımcı gruba, içlerinden birinin iyi özellikleri kötü olanların iki katı olan 4 seçenek sunuluyor. Denekler seçenekleri eliyor; “iyi” arabayı seçenlerin daha iyi karar aldığı kabul ediliyor. Gruplardan biri hemen karar vermek zorunda. Bu insanlar en iyi kararı verme konusunda pek başarılı olamıyorlar. İkinci grup sorunu bilinçli bir şekilde çözmeyi denemesi için zamana sahip. Onların kararları da daha iyi olmuyor. Üçüncü gruba sorun söyleniyor ve öncelikle dikkat dağıtıcı bir görev veriliyorlar – bilinçli dikkatlerini biraz oyalasa da bilinçdışının daha fazla iş yapmasına izin veriyor. Bu grup bütün ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda en uygun arabayı seçme konusunda diğer iki gruptan çok daha iyi bir iş çıkarıyor. Özetle, dikkati dağıtılan insanlar karmaşık bir sorun çözme görevinde bilinçli bir efor sarf edenlerden daha iyi bir performans sergilediler. Bunun nedeni, sorundan uzaklaşmak ve sonra geri dönmek size taze bir bakış açısı veriyor. Şaşırtıcı olan kısım ise bu etkinin nasıl çalıştığı: üçüncü grubun bilinçli olmayan dikkatlerinin devreye girmesi için sadece iki dakikaları vardı. Yani bu bir “sleep on it” durumu ya da zihni sessizleştirme hali değil. Bu, ufak tefek birçok yolla hepimizin her gün çok daha rahatça ulaşabildiği bir şey.

Dört Saatlik İş Akışı

Finlandiya'daki Idealist Group'un kurucusu ve kreatif direktörü Saku Tuominen ekibiyle birlikte insanların çalışma alanındaki konular hakkında nasıl hissettikleri ve tepki verdiklerini öğrenmek için Fin ve global ?irmalarda çalışan 1500 kişiyle röportaj yapıp gözlemledi. Tuominen'in bulguları son derece anlaşılır: ankete katılanların yüzde 40'ı gelen kutularının kontrolden çıktığını, yüzde 60'ı çok fazla toplantıya katıldıklarını ve yüzde 70'i de haftalarını önceden planlamadıklarıni söyledi. Özetle, çalışma alanlarında anlam, kontrol ve başarı anlayışına sahip olmadıklarını söylediler. Tanıdık geldi mi? Harvard Business School'da profesör olan Teresa Amabile'nin çalışma ve bulgularına dayanarak, İşyerinizde Derin Düşünmenin Üç Yolu Tuominen bilinçaltımızdan yararlanan iş süreçlerine yeni bir yaklaşım getirmeyi öneriyor:


Kavramayı gerektiren bir soru ya da fikir üzerine düşünün ve bu düşünceyi bilinçli zihninizde tutun. İki adımlık şu sistemi kullanarak bilinçli zihninizi temizleyin: zihninizdekileri bir listeye taşıyın ve mola verdiğinizde (toplantınız iptal olduysa ya da uçuşunuz ertelendiyse) bu listeyi temizleyin. Hafta ve ayınızı başarmak istediğiniz üç öncelikli şeyi listeleyerek planlayın. Her gün, belirlediğiniz bu önceliklere atayabileceğiniz aralıksız dört saatiniz olduğundan emin olun. Bu son madde çok önemli. Tuominen, eğer aralıksız dört saatlik bir akış ve konsantrasyon planlayabilirseniz, birçok şey başaracağınız ve düşünme kalitenizi geliştireceğiniz sonucuna varmış. Tuominen'in de son derece yerinde bir şekilde dediği gibi “eğer kendinizi yönetemezseniz, insanları da yönetemezsiniz.”

Sahneyi Anlamak

Tuominen ve Creswell, bilinçli düşüncelerimizin sınırlı bir kaynak olduğunu ve bu nedenle dikkatle yönetilmesi gerektiğini biliyorlar. Your Brain at Work adlı kitabımda, düşünceler sahneye aynı anda sürekli olarak girip çıkarken bilincimizin nasıl çalıştığını, tiyatro sahnesi metaforu üzerinden anlatıyorum. Sahnenin birçok kısıtlaması vardır: seyirciler daima sahneye atlamak için çabalarlar (dikkatimiz çok kolay bir şekilde dağılır ve kendini engellemek çaba gerektirir); aktörler belirli bir zamanda yalnızca bir rol oynayabilirler (bu da demektir ki çok görevlilik olmayacak); aynı anda üç ya da dört aktörden daha fazlası sahnede olamaz (bu da çok yüklenmiş hissettiğimiz zaman). Bu zorlukların, yalnıza beynimizin çalışma şeklinden kaynaklanan kısıtlamalar olduğunu anlarsak onları tela?i etmek için çeşitli stratejiler üretmek kolaylaşır. Creswell'in, zihninizin tekrar odaklanmasına yardımcı olmak için ufak bir dikkat dağıtıcı önermesinin ya da Tuominen'in birkaç önceliğe odaklanmanız için dört saatlik bir zaman dilimi ayırmanızı söylemesinin nedeni bu. Bir şeyleri halletme konusunda iki strateji daha ekleyeceğim: zihniniz taze ve dikkatli olduğunda en çok dikkat isteyen işlerinizi sıralayın ve elinizde çok fazla veri olduğunda fikirlerinizi gruplara bölün.